20 Haziran 2018 Çarşamba

Kaldım mı?

“Hadi, aç hediyeni,” derken gözlerindeki o parıltıyı unutmak mümkün mü?
Oğuz Atay… Tutunamayanlar.

Beni ne kadar mutlu ettiğini anlatamam. İlhan İrem çalıyordu; Sazlıklardan Havalanan sevinçle karışıyordu o ana. Bana “Oğuz Atay gibisin,” demiştin. Hani der ya Atay:
“Çünkü ben babacığım, biraz da duygularımın ‘romantik’ bölümünü—sen kızacaksın ama—annemden tevarüs ettim.”
“Annene düşkünlüğünü ne güzel anlatmış,” demiştin. Seni anlatıyordu aslında. Gülümseyerek hatırladım.

Vüs’at O. Bener okumaya başlamıştın. Hegel’den, Kant’tan konuşurken birden sordun: “Peki senin en sevdiğin şair kim?”
Saatler son düzlükte dörtnala koşarken, içimiz yolculuk istiyordu. “Belki bir otobüs gelir, biner gideriz,” demiştim.
“Dönmeyeceğimiz bir yer seç,” demiştin sen. Başka türlüsü mümkün değildi zaten.

Kadehlerimizden birkaç yudum aldık. Tom Waits çalıyordu. “Dur, sana bir şey dinleteceğim,” deyip Opus’tan Live Is Life’ı açtım. Kaset arada takıldı; olsun.
“Sıradaki parça,” demiştik, “kalbi kırıldığı yerden bir daha onarılamayan bütün âşıklara gelsin.” Bunu sen mi dedin, ben mi—artık hatırlamıyorum.

Chris de Burgh eşliğinde birer sigara sardık. İki nefeste başımız döndü; dünya durdu, duvarlar üzerimize geldi.
“Neşet Baba açalım,” dedim. Dinlerken gözlerimizden birkaç damla yaş süzüldü.
Şişe Ahmet Kaya’yla, Tanju Okan’la bitti. Cemali’yi uzun zamandır dinlememiştim.
“Renksiz hayaller dolu, dökülen gözyaşlarım…”
Hayatın renksizliğine pastel bir çizik atmıştın o gece.

Balkona çıktın sonra; başın dönüyordu, belliydi.
“Benim için hayat dursun şimdi,” dedin—o yaşta, o gecede, o hâlde.
Üşüdün içeri girerken. “Durmayacak,” dedim.
Zihnimizde Lionel Richie ile Sting birbirine karışıyordu.

O yıl üniversiteyi kazanmıştın. Son akşamdı. Ertesi gün yola çıkacaktın.
Ben kalacaktım—bu bunalım şehirde, çıplak. Askerlik de vardı önümde.
Hayat tam orada, ekseni kayıyormuş gibi, avuçlarımın arasından uzaklaşıyordu.

Sarılıp uyuduk o gece.
O net.
Diğer her şey flu. Anılar gibi.

Sabah not bırakıp gitmiştin.
“Seninle başka bir rüyada uyanmak ümidiyle,” yazmıştın.
Altına da eklemiştin:
“Düşlerimde kal.”

Kaldım mı peki?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder