kitap kurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap kurdu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Mart 2017 Çarşamba
10 Mart 2017 Cuma
Bomboş vadi
Bütün olanlar sona erdiği zaman geriye bomboş bir vadinin sessizliği ve yolun sonunda uçsuz bucaksız ufku öpen denize ulaşmanın huzuru kalacak.
24 Şubat 2017 Cuma
15 Şubat 2017 Çarşamba
Hatırla ve unutma!
Bu soğuk şubat akşamı ve bu karlı pazar gecesi sana bazı şeyler söylemek istiyorum.
Ses bir ki..
Nereden başlasam..
Damardan?
Dünya acımasız bir yer, hepimiz az çok biliyoruz. Doğar, büyür ve ölürüz. Sonrası meçhul. İyi de ne yapalım yani acımasız bir yer diye pes mi edelim?
Şişşt sakin.. Sen sen ol acılarından korkma, yaşamı sev kimseye kulak asma, hem sen olman için güçlü olman için bir sürü hata yapacaksın daha unutma!
Şarkıları sev, bol bol su iç,akşamları çok yeme salatayla geçiştir elbette kitap oku ve eline ne geçerse, oku tabi bütün kült filmleri izle, tiyatroya git, eğlen haftasonları, hem bu köle düzende iki gün hayata dönüş bileti!
Anneni babanı sağlığında ara sor ziyaret et, ölümlü bu dünya!
Arkadaşlarınla plan yap. Eşinle, sevgilinle, kendinle program yap çık kabuğundan! Körü körüne bağlanma hiç bir şeye. Sağlık gibisi yok. Nezleysen bitki çayları, ya da soğuk algınlığına aferin, çok üşüttünse antibiyotik almayı unutma, kendine bak ki yapacağın bir ton şeyi erteleme!
Bu soğuk şubat akşamı ve soğuk pazar gecesini aklından çıkarma az sonra bahar gelir bak gör, çiçekler açar dağların yamaçlarında, bozkırlar filizlenir güneş doğar, ısıtan güneş doğudan biraz sonra batıya.
Duanı et sen yine ama inancına kimseyi karıştırma. Hobilerin ve uğraşların olsun. Güzel yemekler yapmayı ve yemeyi, --ki internette bir sürü video var--dans etmeyi, enstrüman çalmayı ve bir kaç duble içmeyi unutma! Kadehini kaldırmayı bir de hayata!
At kendini sahil kıyına, tatile çık, pansiyonda kal yetmiyorsa eğer bütçen otel odalarına, aşık ol arkadaşım ne duruyorsun bırak ilham alsın şairler duygularından, aşkından düşsen de yalnızlığa..
Dağlara doğru koş, yürü kilo ver, terle biraz. Şehirlere yolculuk et, güneşe sarıl yolculuk yap ama yazın geldiğini Yalın'ın cornetto reklamından değil de, kalbinin cıvıltısından duyumsa. Kuşların melodilerinden anla!
Sabret biraz, seni sevecek insan, bir başkası için üzülmekle meşgul belki de , sana gelmesi için bir zaman tanı ona. Sen de kavrul biraz yeryüzünün ağrılarıyla. Yalan söyleme, yalandan uzak ol, yalana ihtiyaç duyma. Yalan bütün kötülüklerin anasıdır!
Unut ama hatırla..
Hatırla ve unutma!
Uyanmak istemediğin günler vardır muhakkak, yarınların olmasını istemediğin ama güneş doğmuştu ve yarın doğmuştu değil mi, anımsa!
Hiç bitmesin dediğin ama çabucak geçiveren günler ayağının yandığı sarı kumdan kumsallar, gökyüzü ve deniz, kadehler ve müzik..
Hayat hala ve sıfırdan yaşanabilir bak, bu şubat ve bu soğuk pazar gecesi içini karartma. Sarıl kendine, sarıl düşlerine...
Hem bütün zulümler bitecek bir gün, yorgunluklar son bulacak. Aşk kazanacak canım, yeryüzü aşkın yüzü olacak. Yeryüzü aşkın yüzü olmazsa eğer bu vakti geldiğinde, bizim başka bir hayatta alacağımız olacak.
Kalbini temiz tut sen bi önce.
Yıka kirlerini zihninin. Hayır demeyi öğren mesela. Hayat karşı bir duruşun olsun. Olma misal, emme basma tulumba! Atatürk'ü sev, yüzlerce isimsiz kahramanını unutma bu toprağa düşen ve ne fedakarlıklarla kurulan bu ülkeyi asla ama asla bir evet uğruna satma!
Leylekler göç ederken, balıklar deniz dibinde okyanuslar aşarken, bir kedi veya köpeğin sonsuz dostlukla seni sevdiğine şahit olurken..
Temiz bir yarın ser, bembeyaz çarşaflar gibi. Pencereni aç yarın sabah. İçine çek hayatı, aşktan bahset yalnızlığın aşka özleminden, aynı rüyalarda doğan çocukların şimdiki zaman inkarı bu biraz..
Alışmayı öğren zamana, ama hiç bir zaman alışma!
Önder Deniz Çavuşlar
Ses bir ki..
Nereden başlasam..
Damardan?
Dünya acımasız bir yer, hepimiz az çok biliyoruz. Doğar, büyür ve ölürüz. Sonrası meçhul. İyi de ne yapalım yani acımasız bir yer diye pes mi edelim?
Şişşt sakin.. Sen sen ol acılarından korkma, yaşamı sev kimseye kulak asma, hem sen olman için güçlü olman için bir sürü hata yapacaksın daha unutma!
Şarkıları sev, bol bol su iç,akşamları çok yeme salatayla geçiştir elbette kitap oku ve eline ne geçerse, oku tabi bütün kült filmleri izle, tiyatroya git, eğlen haftasonları, hem bu köle düzende iki gün hayata dönüş bileti!
Anneni babanı sağlığında ara sor ziyaret et, ölümlü bu dünya!
Arkadaşlarınla plan yap. Eşinle, sevgilinle, kendinle program yap çık kabuğundan! Körü körüne bağlanma hiç bir şeye. Sağlık gibisi yok. Nezleysen bitki çayları, ya da soğuk algınlığına aferin, çok üşüttünse antibiyotik almayı unutma, kendine bak ki yapacağın bir ton şeyi erteleme!
Bu soğuk şubat akşamı ve soğuk pazar gecesini aklından çıkarma az sonra bahar gelir bak gör, çiçekler açar dağların yamaçlarında, bozkırlar filizlenir güneş doğar, ısıtan güneş doğudan biraz sonra batıya.
Duanı et sen yine ama inancına kimseyi karıştırma. Hobilerin ve uğraşların olsun. Güzel yemekler yapmayı ve yemeyi, --ki internette bir sürü video var--dans etmeyi, enstrüman çalmayı ve bir kaç duble içmeyi unutma! Kadehini kaldırmayı bir de hayata!
At kendini sahil kıyına, tatile çık, pansiyonda kal yetmiyorsa eğer bütçen otel odalarına, aşık ol arkadaşım ne duruyorsun bırak ilham alsın şairler duygularından, aşkından düşsen de yalnızlığa..
Dağlara doğru koş, yürü kilo ver, terle biraz. Şehirlere yolculuk et, güneşe sarıl yolculuk yap ama yazın geldiğini Yalın'ın cornetto reklamından değil de, kalbinin cıvıltısından duyumsa. Kuşların melodilerinden anla!
Sabret biraz, seni sevecek insan, bir başkası için üzülmekle meşgul belki de , sana gelmesi için bir zaman tanı ona. Sen de kavrul biraz yeryüzünün ağrılarıyla. Yalan söyleme, yalandan uzak ol, yalana ihtiyaç duyma. Yalan bütün kötülüklerin anasıdır!
Unut ama hatırla..
Hatırla ve unutma!
Uyanmak istemediğin günler vardır muhakkak, yarınların olmasını istemediğin ama güneş doğmuştu ve yarın doğmuştu değil mi, anımsa!
Hiç bitmesin dediğin ama çabucak geçiveren günler ayağının yandığı sarı kumdan kumsallar, gökyüzü ve deniz, kadehler ve müzik..
Hayat hala ve sıfırdan yaşanabilir bak, bu şubat ve bu soğuk pazar gecesi içini karartma. Sarıl kendine, sarıl düşlerine...
Hem bütün zulümler bitecek bir gün, yorgunluklar son bulacak. Aşk kazanacak canım, yeryüzü aşkın yüzü olacak. Yeryüzü aşkın yüzü olmazsa eğer bu vakti geldiğinde, bizim başka bir hayatta alacağımız olacak.
Kalbini temiz tut sen bi önce.
Yıka kirlerini zihninin. Hayır demeyi öğren mesela. Hayat karşı bir duruşun olsun. Olma misal, emme basma tulumba! Atatürk'ü sev, yüzlerce isimsiz kahramanını unutma bu toprağa düşen ve ne fedakarlıklarla kurulan bu ülkeyi asla ama asla bir evet uğruna satma!
Leylekler göç ederken, balıklar deniz dibinde okyanuslar aşarken, bir kedi veya köpeğin sonsuz dostlukla seni sevdiğine şahit olurken..
Temiz bir yarın ser, bembeyaz çarşaflar gibi. Pencereni aç yarın sabah. İçine çek hayatı, aşktan bahset yalnızlığın aşka özleminden, aynı rüyalarda doğan çocukların şimdiki zaman inkarı bu biraz..
Alışmayı öğren zamana, ama hiç bir zaman alışma!
Önder Deniz Çavuşlar
12 Eylül 2016 Pazartesi
Bir Bayram Akşamı Notları..
Şenlik dağılmış, geriye bir acı yel kalmış ve mevsime denk düşen yağmurlar da yağmışsa itiraf edebilirim. Bazı bayramlar bazı evlerin odalarının duvarlarına gizlenir bazı acılar. Bir tablo gibi şöylelemesine asılı dururlar. Bunu sık sık hatırla emi!
***
Ağaçların, çimenlerin ve üzerlerine düşen yağmur damlalarının bir ruhu olduğunu anladığın zaman henüz düşmüştü gökyüzünden sarı sonbahar..
***
Kalbim, koca okyanusun kalbini kırmış sarp kayalıkların arasından geçit bulup gizli bir mağarada sükut eden durgun sular gibiydi.
***
Bana yalnızlığından bahsettiğin o gece, senden çok yalnızlığı sevmeye başladım.
***
Aynı kitabın sayfalarını eş zamanlarda okumuş ve aynı cümlelerin altını çizmişiz de, o esnada odanın sessizliği unutturan şarkının melodisinde yitirmişiz birbirimizi sanki.
***
Ahmet Kaya, "Başıma neler geldi, sana diyemedim" diyor ya, insan başına bir şeyler gelsin ve hiç kimseye söyleyemesin istiyor!
***
Bir vazoda solan çiçekleri örnek verdiğinde, sen o rengarenk çiçeklere benzetiyordun kendini. Bir zamanlar capcanlı olan o bitkilerin güzelliğinden ve şimdi solgunlaştığından dem vuruyordun. Ama benim kederim vazonun müebbet kaderinde gizliydi.
***
Ölmeden evvel dinlenmesi gereken şarkıları, izlenmesi gereken filmleri ve görülmesi gereken yerleri, keşfetmeye henüz başlamışken geliyordu ölüm zaten.
***
Yol bir yere gitmeyebilir, dedim. Hatırladın o vakit. En son çıktığımız yolculuğu. Önce bir patikadan, sağa sola yalpalamış sonra çıkmaz sokaklara dalmıştık. Kaybolmuştuk. Ama yine de mutluyduk çünkü otobüsün cam kenarından dünyayı keşfediyor, ağaçları, uçsuz bucaksız kırları ve ovaları ve geceleri yıldızları seyrediyorduk. Bazen de kıyısı hiç bitmeyecekmiş gibi gelen masmavi suları. Zaten yolun bizi götürdüğü yer değil, yol bir hikayeydi.
***
Annem çiçekleri çok severdi. Benim için bayram, annemin kabrindeki çiçeklerden ibaret dedim ya sana, açmışlarsa şayet mezarlık gülleri bir buruk tebessüm konardı dudaklarımın kıyısına hatırlarsın. Sen de elimi tuttun yanağımı okşadın ve benim için de dedin, babamın kabrindeki ayrık otlarını temizlemek ve bir buket kasımpatı bırakmak. Çünkü o ölmeden annem çok seviyor diye ona hep kasımpatı alırmış.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Mutlu değilsin sanki, hiç gülmüyorsun, diyorlar eski bir kürtaj hikayesi, diyorum içimdeki çocuğu aldılar!
-
Kaç yaşındaydı diyorlar! Size ne ki? Neden yaş sorusu? Yani makul yaşta mı sorusu mu bu, bizim aklımızın alacağı "çok dehşet verici...
-
Ve ye ni kitabım Derinlik Sarhoşluğu ön siparişe çıktı! Derinlik Sarhoşluğu adlı kitabımı aşağıdaki internet satış noktalarından temin edebi...




