"Ah bak şarkıda; Acımın üstünde yerin var diyor, ne güzel sözlermiş değil mi adam" dedi. Sen de benim için öylesin!
Ilık bir rüzgar esiyor, gökyüzünde kuşlar uçuyor, insanlar oradan oraya koşuşturuyordu o sıra.. Mutlu olmak ne demekmiş o an bir daha hatırladım. Mutluluk bazen bir kelime, bazen bir bakış, bazen sessizlikmiş. Bazen gördüklerin, bazen de özlediklerinmiş vesselam.
Yudumladım kadehimdeki son yudumu. Acısını hiçbir yere taşırmadan yalnızlığında taşıyabilen insan, aşka düşüyordu demek ki!
Galata karşımdaydı. Yüzyıllar boyu, ne hayatlara şahitti, kim bilir? Göz açıp kapayıncaya dek sonsuz hızla geçen bu zamanda biz de gitgide yitirdiklerimize benziyorduk. Yitirdikçe çoğalıyorduk. Aşka, acıya, sevdaya düşüyorduk..Hayallere tutunuyor, kırıklarına kalbimizi bırakıyorduk..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Mutlu değilsin sanki, hiç gülmüyorsun, diyorlar eski bir kürtaj hikayesi, diyorum içimdeki çocuğu aldılar!
-
Kaç yaşındaydı diyorlar! Size ne ki? Neden yaş sorusu? Yani makul yaşta mı sorusu mu bu, bizim aklımızın alacağı "çok dehşet verici...
-
Lanet ettiğim bir gün var! Diğer 364 günü tenzih ederek, beni dokuz ay karnında taşıyıp; sancılı bir bebek dünyaya getiren meleğimi ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder