Martı
Ben amaçsızca kentin üzerinde uçan, acıkmış ve yorulmuş bir martıydım. Kanatlarımı kırmışlardı çok önceleri. Yeni toparlamıştım. Bir kaç "insan" sahip çıktı bereket, yaralarımı sardı. İtiraf edeyim ki; sürekli taşladılar beni, bir yerlere kondukça. Çok kovan, çok kötü gözlerle bakan oldu. Bir parça simidini bile paylaşmayan. Onlarca, tonlarca. Derken, bir sabah kondum pencerenin kenarına. O gün bugündür mutluluk; sabahları camını açtığında, o güzel yüzünü görmek oldu artık, bana...
ÖDÇ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder