Kayıtlar

Yol

Resim
Gidilecek bir yol var.
Yola çıkacak bir ben yok.

Gökyüzünde dolunay

Resim
Seninle ilk buluşmamızda gökyüzünde dolunay, ay ışığında parıldayan o güzel yüzünde de utangaç bir tebessüm vardı.

Belki de insan..

Resim
Tam da şimdi deniz kıyısının hemen bitiminde dalga seslerinin kokusunu içime çekip uzak ufku seyrederken bir yandan sigara içmeyi ve masada duran birayı yudumlamayı istedim. Belki de insan olmak istediği ve istediği o an olamadığı yerlere dair kurduğu düşlere aittir.


Bomboş vadi

Resim
Bütün olanlar sona erdiği zaman geriye bomboş bir vadinin sessizliği ve yolun sonunda uçsuz bucaksız ufku öpen denize ulaşmanın huzuru kalacak.

kalbi kırık hatıralar

Resim
Uçsuz bucaksız bir rüyadan yeryüzüne düşen, kalbi kırık hatıralar gibiydik.

Nefes almak

Resim
Bazen nefes almak gerekiyor bu rantlarla betonlaşmış şehrin sayılı yeşil alanlarında, sahil kıyılarına atmamız lazım fırsatımız olduğunda kendimizi. Bir şarkı. Bir kitap ve şiir. Bir ağaç. Bir kuş sesi. Bir dalga. Uzaktan geçen bir gemi. Nefes almaya yetmez mi?

Hem dört duvar arasında evlerden, sayısız bina manzaralı ofislerimizden, aynı yüzlerden, çıkarcı ve dedikoducu insanlardan, menfaat için her türlü kötülüğü yapabilecekler ile dolu iş ortamlarından, sadece kan bağı dışında hiç bir özelliği olmayan seni sevip saymasını ve seninle görüşüp görüşmemesini bırak, bir karış yukarıda olmanı dahi çekemeyen akrabalıklardan, ülkeyi komple üzerine yapmaya gözünü karartmış, devleti soyup multitrilyoner olmuş iktidarlardan ve onlara inanan yığınlardan, her geçen gün zorlaşan ekonomik koşullardan, yüzüne gülüp arkandan konuşanlardan, seni birey olarak görmeyip saygı duymayan dinin, dilin, dünya görüşün, seçimlerin ve düşüncelerin için seni yargılayanlardan, eğitimsiz beyni olmayıp fikri olan c…

Hatırla ve unutma!

Resim
Bu soğuk şubat akşamı ve bu karlı pazar gecesi sana bazı şeyler söylemek istiyorum.

Ses bir ki..

Nereden başlasam..
Damardan?
Dünya acımasız bir yer, hepimiz az çok biliyoruz. Doğar, büyür ve ölürüz. Sonrası meçhul. İyi de ne yapalım yani acımasız bir yer diye pes mi edelim?

Şişşt sakin.. Sen sen ol acılarından korkma, yaşamı sev kimseye kulak asma, hem sen olman için güçlü olman için bir sürü hata yapacaksın daha unutma!

Şarkıları sev, bol bol su iç,akşamları çok yeme salatayla geçiştir elbette kitap oku ve eline ne geçerse, oku tabi bütün kült filmleri izle, tiyatroya git, eğlen haftasonları, hem bu köle düzende iki gün hayata dönüş bileti!

Anneni babanı sağlığında ara sor ziyaret et, ölümlü bu dünya!

Arkadaşlarınla plan yap. Eşinle, sevgilinle, kendinle program yap çık kabuğundan! Körü körüne bağlanma hiç bir şeye. Sağlık gibisi yok. Nezleysen bitki çayları, ya da soğuk algınlığına aferin, çok üşüttünse antibiyotik almayı unutma, kendine bak ki yapacağın bir ton şeyi erteleme!

Bu s…

Benim Annem, Bir Melekti Yavrum..

Resim
Beni kolay doğurmamışsın, hep öyle derdin, hem ebe filan gelmiş ters dönmüşüm bu yaşam ağrısına gelmemek için epey zorlamışım seni, hastane filan hak getire, ne sıkıntı çekmişsin, anlattığında tuhaf olurdum, olur kızarır bozarırdım, üzülürdüm hatta neden sana böyle acılar çektirdim diye...

Sonrasında sütten kesilmen uzun sürdü derdin. Konusu açıldığında, daha dünyaya gelmeden sana ne zorluklar çektirdiğimi düşünürdüm. Boynu bükük ve mahçup bir sızı orası.

Beş yaşındaydım. İstanbul'da tarihin en yoğun kar yağışı yaşanmıştı. Çocuktum sonuçta, yaşıtlarım sokaktaydı. Ben de çıkmak istiyordum. Ama "yavrum üşürsün, olmaz bugün" demiştin.

Pencereden arkadaşlarımı izlemiş, dışarı çıkamamış sana küsmüştüm. Ama o gün canını dişine taktın bana kalın mavi renkli hemde önünde kardan adam figürü olan bir kazak ve eldiven diktin. O gün dışarı salmadığın için küs olan ben, ertesi gün doyasıya kartopu savaşı yapmıştım arkadaşlarımla. Hem sıcacık kazağım ve eldivenlerim vardı. Çok mutlu …

Bir kadın vardı..

Resim
Bir kadın vardı..

Saçları güneşten biraz yanık altından daha sarıydı. Gözlerinin rengini, uçsuz bucaksız ovaların yemyeşil taze çimenlerinden almaktaydı.

Bir kadın vardı. Dudakları, meyve bahçelerinin dallarından koparılan en olgun kirazların tadındaydı.

Onu tanıdığım zamanlarda, ülkede afetler, cinayetler, çöp toplayan kimsesizler, taciz ve tecavüze uğrayan kadınlar ve çocuklar ve hapisanelerde masum insanlar vardı.

Bir kadın vardı. Bakışları alev alev yakardı. Boş lakırdılardan hicap duyardı. Gerek olmadıkça konuşmazdı. Gerektiğinde konuşur, yeri gelince susardı. Suskunluğu hüznün arkasına saklıydı.

Bir kadın vardı. Ayışığına benzerdi, yakamozu severdi. Denizinin üzerine her gece parıltılarını saçardı. Bir vakit olurdu, kendi karanlığına kaçardı.

Bir kadın vardı. Kırmızı ojeli tırnakları, sigara izmaritlerinde kırmızı ruj izleri, kırmızı elbisesi ve kırmızı topuklu ayakkabılarıyla aklımı başımdan alırdı.

Sarılınca birbirimize bedeni, ruhumu alev alev yakardı. Bütün bildiklerimi unut…

Bir Bayram Akşamı Notları..

Resim
Şenlik dağılmış, geriye bir acı yel kalmış ve mevsime denk düşen yağmurlar da yağmışsa itiraf edebilirim. Bazı bayramlar bazı evlerin odalarının duvarlarına gizlenir bazı acılar. Bir tablo gibi şöylelemesine asılı dururlar. Bunu sık sık hatırla emi!

***

Ağaçların, çimenlerin ve üzerlerine düşen yağmur damlalarının bir ruhu olduğunu anladığın zaman henüz düşmüştü gökyüzünden sarı sonbahar..

***

Kalbim, koca okyanusun kalbini kırmış sarp kayalıkların arasından geçit bulup gizli bir mağarada sükut eden durgun sular gibiydi.

***

Bana yalnızlığından bahsettiğin o gece, senden çok yalnızlığı sevmeye başladım.

***

Aynı kitabın sayfalarını eş zamanlarda okumuş ve aynı cümlelerin altını çizmişiz de, o esnada odanın sessizliği unutturan şarkının melodisinde yitirmişiz birbirimizi sanki.

***

Ahmet Kaya, "Başıma neler geldi, sana diyemedim" diyor ya, insan başına bir şeyler gelsin ve hiç kimseye söyleyemesin istiyor!

***

Bir vazoda solan çiçekleri örnek verdiğinde, sen o rengarenk çiçe…

Kurşun gibi

Resim
O pazar günü söylemiştim
tutsak olan bedenimdi
düşüncelerim kurşun gibi ağır hala,
kaç zamandır yoldayım
tamam yol uzun
belki hayat kısa
bacaklarım da bitap
olsun be adam dayan dedin
bak kırmızı tuborg'umuz
az leblebi ve umutlarımız duruyor daha masada

Önder Deniz Çavuşlar

Asıl Mesele

Resim
Her şeyi unuttuklarını hatırlayıp günün birinde seni de unutabileceklerini kabul ederek sevmeyi denediğin gün sendeki asıl seni daha iyi tanıyacak onca yaşanmışlıkları unutmayı başarabildiğin gün ise onları daha iyi anlayacaksın. Ki asıl meselenin onları anlamak değil kendini tamamlamak olduğunun da o zaman farkına varacaksın.


Önder Deniz Çavuşlar

Ne darbe, ne cemaat!

Ne darbe istiyoruz ne cemaat, ne diktatörlük ne de şeriat!
Tek bir arzumuz var, barış ve huzur içinde insanca yaşamak.

Maviliğin Koynunda

Resim
Sonra, bütün hikayelerin aslında hiç yaşanmadığını anımsıyorsun, küllerinden doğduğun bir maviliğin koynunda..

o güzel yaz akşamları

Resim
Sen yoktun, herkes yabancıydı.
Hayatında hiç bitmesini istemediğin o güzel yaz akşamları, kar yağıyor diye düşün..